Bayilik başvurularınız için lütfen iletişime geçin... Bayilik başvurularınız için lütfen iletişime geçin... Bayilik başvurularınız için lütfen iletişime geçin... Bayilik başvurularınız için lütfen iletişime geçin...

KURUCUMUZ

KURUCUMUZ

Yunus Penes

MADAMSORY® Kurucusu

Mücadeleden Markalaşmaya Uzanan Bir Girişimcilik Hikâyesi

Bazı girişimcilik hikâyeleri hazır imkânlarla başlar. Bazıları ise hayatın içinde; çalışarak, deneyerek, kaybederek, öğrenerek ve her defasında yeniden ayağa kalkarak şekillenir.

Yunus Penes’in hikâyesi, emeğin ve tecrübenin zaman içerisinde bir markaya dönüşmesinin hikâyesidir.

1993 yılında Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, 17 kardeşli kalabalık bir ailenin en küçük ferdi olarak dünyaya gelen Yunus Penes, henüz 13 yaşındayken babasını kaybetti.

Bu kayıp, hayatın sorumluluklarıyla erken yaşlarda tanışmasına neden oldu. Genç yaşta kendi ayakları üzerinde durmayı, çalışmayı ve geleceğini kendi emeğiyle oluşturmayı seçti.

İlerleyen yıllarda yolu İstanbul’a uzandı.

Henüz o yıllarda gelecekte kendi markasını kuracağını bilmiyordu. Ancak ileride MADAMSORY®’nin yönetim anlayışını şekillendirecek çalışma disiplini, insan ilişkileri, ticaret tecrübesi ve mücadele kültürü tam da bu dönemde oluşmaya başladı.

İstanbul’da Başlayan Çalışma Hayatı

Yunus Penes için çalışma hayatı, hazır bir kariyer planıyla değil; hayatın getirdiği sorumluluklarla başladı.

Kendi ayakları üzerinde durabilmek için farklı işlerde çalışmaktan hiçbir zaman çekinmedi.

Ayakkabı boyacılığı yaptı; kafe ve restoranlarda komi ve garson olarak çalıştı. Balık ve dilim karpuz sattı; takı ve şalla seyyar ticaret yaptı.

Ardından Eminönü, Sirkeci, Tahtakale ve Mahmutpaşa gibi İstanbul ticaretinin önemli merkezlerinde farklı işlerde çalışarak satış ve saha tecrübesini geliştirdi.

Bugünden bakıldığında küçük görülebilecek bu işler, onun için ticaret hayatının ilk okuluydu.

İnsanlarla iletişim kurmayı, müşteriyi anlamayı, doğru ürünü doğru kişiye sunmayı, kazancını yönetmeyi ve emeğin değerini yaşayarak öğrendi.

İstanbul’un farklı ülkelerden ve kültürlerden insanları bir araya getiren ticaret merkezlerinde geçirdiği yıllar, farklı müşteri profillerini tanımasına ve insan ilişkileri konusunda önemli bir tecrübe kazanmasına katkı sağladı.

Yıllar sonra kuracağı markanın müşteri odaklı yaklaşımının ilk temelleri de bu yıllarda atıldı.

Ticaret onun için önce kitaplardan değil, hayatın içinden öğrenildi.

Seyyar Satıcılıktan İşletmeciliğe

Sokakta ve İstanbul’un ticaret merkezlerinde edinilen tecrübeler zaman içerisinde Yunus Penes’i işletmeciliğe taşıdı.

İstanbul’un en hareketli noktalarından biri olan İstiklal Caddesi’nde kafe ve bar işletmeciliği yaptı.

Bu dönem ticari hayatında önemli bir aşamaydı.

Artık yalnızca satış yapmak değil; bir işletmenin günlük operasyonunu yürütmek, müşteri memnuniyetini sağlamak, hizmet kalitesini korumak ve işletmenin devamlılığını yönetmek gerekiyordu.

İstiklal Caddesi gibi farklı kültürlerden insanların bir araya geldiği yoğun bir bölgede işletmecilik yapmak, müşteri beklentilerini ve hizmet sektörünü daha yakından tanımasına katkı sağladı.

Sokakta başlayan satış tecrübesi artık işletme yönetimiyle birleşmeye başlamıştı.

Ancak hayatında ticaret kadar önemli başka bir yolculuk daha vardı:

Sanat.

Sanatla Tanışma

Yunus Penes, tiyatroyla ilk kez 2009 yılında tanıştı.

Bir süre tiyatro eğitimi aldı. Ancak çalışma hayatı ve üstlendiği sorumluluklar nedeniyle sanat yolculuğuna bir süre ara vermek zorunda kaldı.

Tiyatrodan uzaklaşmış olsa da sanatla kurduğu bağ hiçbir zaman tamamen kopmadı.

2014 yılında yeniden tiyatro eğitimlerine ve sahne hayatına döndü.

İstanbul’da çok sayıda okulda ve kültür merkezinde sahne aldı. Zaman içerisinde İstanbul dışındaki farklı şehirlerde bulunan kültür merkezlerinde de seyirci karşısına çıkarak sahne tecrübesini geliştirdi.

Farklı sahneler, farklı seyirciler ve farklı karakterler ona yalnızca oyunculuk deneyimi kazandırmadı.

Tiyatro; iletişim, özgüven, disiplin, gözlem, empati ve insan davranışlarını anlayabilme konusunda önemli bir birikim oluşturdu.

Sokak ona ticareti ve mücadeleyi, sahne ise insanı ve iletişimi öğretti.

Bir Tarafta Sahne, Bir Tarafta Ticaret

Sanat hayatının yeniden başladığı yıllar, aynı zamanda ticari hayatının en zorlu dönemlerinden biriyle kesişti.

Yunus Penes, 2014–2016 yılları arasında telefon sektöründe kendi işletmesini yürüttü.

Bir taraftan işletmesini büyütmeye ve ayakta tutmaya çalışırken, diğer taraftan tiyatro eğitimlerini ve sahne çalışmalarını sürdürdü.

Ancak girişimcilik yolculuğu her zaman başarılarla ilerlemedi.

Telefon sektöründeki işletmesi ticari koşulların da etkisiyle istediği sonucu vermedi ve sonunda iflas etti.

Bu dönem, hayatının en önemli kırılma noktalarından biri oldu.

Kurulan bir işletmenin, verilen emeğin ve oluşturulan düzenin kaybedilmesi yalnızca ekonomik değil, kişisel açıdan da zor bir süreçti.

Ancak bu süreç onun için yolun sonu olmadı.

Kaybettiği Bir İşletmeydi, Mücadele Gücü Değil

Bir tarafta ekonomik zorluklar ve yeniden ayağa kalkma mücadelesi, diğer tarafta tiyatro eğitimleri, provalar ve sahneler vardı.

İstanbul’daki okullarda ve kültür merkezlerinde, zaman zaman da farklı şehirlerde sahne almaya devam etti.

Tiyatro artık onun için yalnızca bir sanat faaliyeti değildi.

Hayatın zor dönemlerinde kendisini ifade edebildiği, zihnini toparlayabildiği ve yeniden güç bulabildiği önemli bir alan haline gelmişti.

Ticarette kaybettiği dönemler oldu; fakat sanatla bağını ve yeniden başlama iradesini kaybetmedi.

Yaşadığı ticari başarısızlığı saklamak yerine nedenlerini anlamayı, ders çıkarmayı ve gelecekte atacağı adımlarda bu tecrübelerden yararlanmayı tercih etti.

Çünkü girişimcilikte önemli olan yalnızca nasıl kazanıldığını bilmek değil; kaybettikten sonra nasıl yeniden ayağa kalkılacağını da öğrenebilmektir.

Sanat ve Mücadelenin Bir Arada İlerlediği Yıllar

2014–2019 yılları, Yunus Penes için sanatın ve ticari mücadelenin aynı anda devam ettiği önemli bir dönem oldu.

Bir işletmenin kaybedilmesinin ardından yeniden çalıştı, yeniden ticaret yaptı ve hayatını yeniden kurmaya devam etti.

Aynı zamanda sanatla bağını korudu.

İstanbul’da ve farklı şehirlerde sahneye çıkarak tiyatro hayatını sürdürdü.

Sanat, zor dönemlerde ona iyi gelen, kendisini yeniden toparlamasına ve mücadele gücünü korumasına yardımcı olan önemli bir alan olmaya devam etti.

2019 yılına gelindiğinde ise artan ticari sorumluluklar ve yeni hedefler nedeniyle aktif sahne hayatından uzaklaşmak zorunda kaldı. Ardından gelen pandemi dönemi de sanat hayatının devamını zorlaştırdı.

Profesyonel anlamda sahneden uzaklaşmış olsa da sanatın kendisine kazandırdığı iletişim gücü, disiplin, gözlem yeteneği ve farklı bakış açılarını ticaret hayatında taşımaya devam etti.

Sahne hayatı geride kalmıştı; ancak sanat ruhu onunla birlikte yoluna devam ediyordu.

Başarısızlıktan Tecrübeye, Tecrübeden Vizyona

Farklı sektörlerde geçirilen yıllar, binlerce insanla kurulan iletişim, işletmecilik deneyimleri, tiyatro sahneleri ve yaşanan ticari kayıplar Yunus Penes’e yalnızca satış yapmayı öğretmedi.

Bir işletmenin neden büyüdüğünü, neden ayakta kaldığını ve yanlış kararların bir işletmeyi nasıl zor durumda bırakabileceğini de yaşayarak öğrendi.

Geçmişte yaşadığı başarısızlığı hayatının sonu olarak görmek yerine gelecekte daha doğru kararlar verebilmek için bir tecrübeye dönüştürdü.

Mali disiplin, doğru yatırım, müşteri memnuniyeti, lokasyon seçimi ve sürdürülebilir işletme modelinin önemini zaman içerisinde daha iyi kavradı.

Bütün bu birikim daha planlı, kontrollü ve uzun vadeli bir ticaret anlayışının oluşmasını sağladı.

Takı, kozmetik, aksesuar ve hediyelik ürünler alanına yönelmesi de yıllar içerisinde kazanılan bu tecrübenin yeni bir girişime dönüşmesinin başlangıcı oldu.

Bu kez hedef yalnızca yeni bir dükkân açmak ya da günlük satış yapmak değildi.

Hedef, uzun yıllar yaşayabilecek ve güven duyulabilecek bir marka oluşturmaktı.

MADAMSORY®’nin Doğuşu

Ayakkabı boyacılığından komiliğe, garsonluktan seyyar satıcılığa; İstanbul’un ticaret merkezlerinden İstiklal Caddesi’ndeki işletmeciliğe, telefon sektöründeki girişimden tiyatro sahnelerine, ticari kayıplardan yeniden başlangıçlara kadar geçen yıllar önemli bir birikim oluşturdu.

Bütün bu tecrübelerin ardından 2019 yılında MADAMSORY®’nin marka yolculuğu başladı.

2021 yılında perakende mağazacılık yapılanmasının güçlenmesiyle marka yeni bir döneme girdi.

Ürün çeşitliliği geliştirildi; takı, kozmetik, aksesuar ve hediyelik ürün grupları genişletildi. VIP Çelik Koleksiyonları oluşturuldu ve mağazacılık sistemi adım adım daha güçlü bir yapıya kavuşturuldu.

Yıllarca müşterinin karşısında çalışan, satışın ve işletmeciliğin farklı aşamalarını yaşayarak öğrenen Yunus Penes, artık bu tecrübeleri kendi markasının çatısı altında bir araya getirmeye başladı.

MADAMSORY® için temel hedef hiçbir zaman yalnızca ürün satmak olmadı.

Amaç; müşterilerin güvenerek alışveriş yapabileceği, ürün ve hizmet kalitesini sürekli geliştiren, değişen tüketici beklentilerini takip eden ve uzun vadede marka değerini koruyabilecek sürdürülebilir bir yapı oluşturmaktı.

Bu nedenle MADAMSORY®, yalnızca yeni bir ticari girişimin değil; yıllarca çalışmanın, kaybetmenin, öğrenmenin, sanatla güç bulmanın ve yeniden başlamanın ardından ortaya çıkan bir markalaşma yolculuğunun sonucudur.

Geçmişten Gelen Yönetim Anlayışı

Geçmişte yaşanan tecrübeler bugün MADAMSORY®’nin yönetim ve büyüme anlayışının temelini oluşturmaktadır.

Bir işletmenin yalnızca açılmasının yeterli olmadığını; doğru yönetilmesi, mali yapısının korunması, müşteri güveninin kazanılması ve değişen şartlara uyum sağlayabilmesi gerektiğini yaşayarak öğrenen Yunus Penes, bu yaklaşımı MADAMSORY®’nin büyüme stratejisinin merkezine yerleştirdi.

Bu nedenle MADAMSORY® için başarı yalnızca mağaza sayısıyla ölçülmez.

Doğru lokasyon, kontrollü yatırım, güçlü ürün çeşitliliği, müşteri memnuniyeti, operasyonel disiplin ve sürdürülebilir işletme modeli markanın büyüme stratejisinin temel unsurlarıdır.

Amaç kısa sürede mümkün olduğunca fazla mağaza açmak değil; açılan her mağazanın bulunduğu bölgede güçlü, verimli ve uzun ömürlü bir işletmeye dönüşmesini sağlamaktır.

MADAMSORY® için gerçek büyüme yalnızca yeni tabelalar asmak değil; markanın güvenini, hizmet anlayışını ve kalite standartlarını her yeni noktada aynı kararlılıkla sürdürebilmektir.

Franchise Sisteminde Önce Sürdürülebilir Başarı

MADAMSORY® franchise yapılanmasında da aynı yönetim anlayışı benimsenmektedir.

Yeni bir mağaza değerlendirilirken yalnızca markanın yeni bir şube kazanması hedeflenmez.

Lokasyonun ticari potansiyeli, bölgedeki müşteri kitlesi, yatırım maliyetleri, rekabet koşulları ve kurulacak işletmenin uzun vadede sürdürülebilir olup olmayacağı birlikte değerlendirilir.

Geçmişte bir işletmenin kaybedilmesinin ne anlama geldiğini yaşamış bir girişimcilik anlayışında, yalnızca yeni mağazalar açmak yeterli değildir.

Kurulan işletmenin yaşayabilmesi, yatırımın doğru yönetilmesi ve yatırımcının sürdürülebilir şekilde başarılı olabilmesi de önemlidir.

Çünkü MADAMSORY® anlayışında franchise yatırımcısının başarısı ile markanın başarısı birbirinden ayrı düşünülemez.

Hedef, kısa sürede onlarca mağaza açmak değil; doğru şehirlerde, doğru lokasyonlarda ve doğru yatırımcılarla sağlam temeller üzerinde büyüyen güçlü ve sürdürülebilir bir mağaza ağı oluşturmaktır.

Nereden Nereye…

Doğubayazıt’ta başlayan bir hayat…

13 yaşında yaşanan büyük bir kayıp…

Genç yaşlarda İstanbul’da başlayan çalışma mücadelesi…

Ayakkabı boyacılığı…

Komilik ve garsonluk…

Balık ve dilim karpuz satmak…

Takı ve şalla seyyar ticaret yapmak…

Eminönü, Sirkeci, Tahtakale ve Mahmutpaşa’da geçirilen çalışma yılları…

İstiklal Caddesi’nde işletmecilik…

2009 yılında sanatla tanışmak…

2014 yılında tiyatroya yeniden dönmek…

İstanbul’daki okullarda ve kültür merkezlerinde, ardından farklı şehirlerde sahne almak…

Bir tarafta sanatla üretirken diğer tarafta ticari bir işletmeyi ayakta tutmaya çalışmak…

İflas etmek…

Kaybetmek…

Yeniden çalışmak…

Yeniden ayağa kalkmak…

Ve bütün bu tecrübeleri bir araya getirerek kendi markasının temellerini atmak.

MADAMSORY®’nin arkasında böyle bir yolculuk bulunmaktadır.

Bugün MADAMSORY®, geçmişten gelen ticaret kültürünü, insan ilişkileri tecrübesini ve mücadele anlayışını modern perakende sistemiyle birleştirerek takı, kozmetik, aksesuar ve hediyelik ürün koleksiyonlarını, mağazacılık yapısını ve franchise sistemini geliştirmeye devam etmektedir.

Yunus Penes için geçmiş yalnızca anlatılacak bir zorluk hikâyesi değildir.

Ayakkabı boyacılığında, komilikte ve garsonlukta öğrenilen emeğin değeri; sokakta satış yaparken kazanılan ticaret tecrübesi; işletmecilik yıllarında edinilen sorumluluk bilinci; tiyatro sahnelerinde gelişen iletişim ve insanı anlama yeteneği; ticari kayıplardan çıkarılan dersler ve yeniden başlama cesareti bugün alınan kararların arkasındaki birikimin parçalarıdır.

Bu nedenle MADAMSORY®’nin gelecek vizyonu yalnızca büyümek değildir.

Doğru adımlarla büyümek, müşteri güvenini korumak, kalite anlayışından ödün vermemek ve sağlam temeller üzerinde gelecek nesillere taşınabilecek sürdürülebilir bir marka oluşturmaktır.

Dün İstanbul sokaklarında başlayan mücadele; ticaretin zorlu yollarından, tiyatro sahnelerinden, kayıplardan ve yeniden başlangıçlardan geçerek bugün bir markanın yönetim anlayışına dönüşmüştür.

Yunus Penes
Kurucu | MADAMSORY®

“Başarı, hiç kaybetmemek değil; kaybettiğinde yeniden başlayabilecek tecrübeye, iradeye ve cesarete sahip olmaktır.”
Yükleniyor...